Kagirahşap , Balkanlar’dan, Filistin ve Kafkaslar'a kadar yayılan bir alanda yaklaşık 1000 yıldır yapıla gelen ve; toplumumuzun tüm değerleri içinde en önemlilerinden biri ama en kalıcısı olan " MİLLİ MİMARİ " tarzımızın geleneksel temasını referans alarak; "TARİHİ ESERLERİMİZİ PAMUĞA SARIP SAKLAMAK" anlayışı yerine, bu soylu ve büyük değerimizi çağımız seviyesinde yeniden yorumlayıp, kuşaklar arası sürekliliğine katkı vermek misyonu ile ; İnsanlığın gelişmesine ve gelenekten gelen Anadolu kültürüne aidiyet duygusunu, doğanın eşsiz düzen ve dengesine saygıyı ve bu düzeni yaratana sevgiyi, evrendeki en kutsal ve gelişmiş varlık olan insan olmanın gereğini bünyesinde barındıran Kagirahşap Felsefemiz ; karakterinden gelen toplam değerini DOĞAL TEKNOLOJİ YERÇEKİMİNE SAYGI özdeyişi ile kısaca ifade eder.  

 

FELSEFEMİZ:

BİR TAPINAK YAZITI

Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş ; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut ; ama kimseye teslim olma.

İçten ol .Telaşsız , kısa ve açık seçik konuş.

Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları. Çünkü, Dünya’ da herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil , başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen. Hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen   yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki , başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol . Sevmediğin zaman sever gibi yapma.

Çevrene önerilerde bulun ama , hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki; insanlığın asırlardır öğrendikleri , sonsuz uzunluktaki bir kumsalda tek bir kum taneciğinden fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın;o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için , her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an,ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki ,o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme ; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.

Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman , yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü , dünya karşılaştığın fırtınalarla değil ; gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki , evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın doğduğun zamanları : sen ağlarken herkes sevinçle gülümsüyordu. Öyle bir ömür geçir ki,herkes ağlasın öldüğünde ve sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol.

Unutma ki , eninde sonunda bütün servetin sensin.

Görmeye çalış ki ,bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen ,Dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.

XENTİUS MÖ X ASIR

GILGAMIŞ'A HAYRANIZ...SİNERJİNİN YARATICISI O...

Yerin dibindeki suyun kaynagını görenin öyküsünü dinle, yurdum! Dünyada her seyi  bilen adamın adını herkes duysun : onun görmedigi hiçbir sey yoktur. Dünyanın bütün  bilgeliklerini bilip torunlarına  bırakan bir adamdır. Gizleri görüp bunların perdesini yırtan bir adamdır . Tufandan önce  olanın haberini getirdi. Uzun yoldan gelip yorgun düstü; ama gücünü yitirmedi. Bütün  çektiklerini bir anıt tasına  kazıdı. Uruk'un dört bir yanına duvar çektirdi. Kutsal E-anna'nın (3) ve temiz hazinenin  duvarına bak! O duvar, didilmiş yünden örülen bir urgan gibidir. Onun köse burçlarını da  gözden geçir! Onun esini hiç  kimse yapamaz. Ta öteden beri orada duran tas merdivenden yol alıp  istar'ın oturdugu E-anna tapınagına yaklas! Sonradan gelen hiçbir kral onun esini  yapmadı. Uruk duvarının üstüne çık ! leri yürü! Temeli gözden geçir! Tugla duvarı  incele. Acaba bunun tuglaları pismiş   (4) degil midir? Temeli yedi bilge urmamış mıdır?

 

Gılgamış , Uruk şehrini o zamana kadar görülmemiş bir duvarla çevirir.Güvenliği artan şehir zenginleşir , insanlar mutlu olur.

Bu nedenle Gılgamış destanı yazılmıştır.12 kil tabletten oluşmaktadır. Gılgamış Destanı tablet 1 den alıntı:

1)Savas ve aşk tanrıçası İştar'ın tapınağı.

2-Bu yedi bilge, yerin altında bulunan tatlı su
okyanusunun tanrısı Ea'nın öğrencileridir. Bunlar yeryüzüne çıkıp insanoğluna bilim ve bilgelik öğrettiler

3)Güneş tanrısı

Gılgamış Destanı'nın tam metni

5000 YILLIK YASA

  • Eğer bir mimarın sağlam yapmadığı bina çökerse ve bina sahibin hayatını kaybederse; mimar ölüm cezasına çarptırılır.

  • Eğer bina sahibinin oğlu hayatını kaybederse, mimarın oğlu ölüm cezasına çarptırılır.

  • Eğer bina sahibinin kölesi hayatını kaybederse, mimar aynı değerde bir köleyi bina sahibine verir.

  • Eğer mimarın sağlam yapmadığı binanın çökmesi ile bina sahibinin malları zarar görürse, mimar binayı yeniden yapacağı gibi , bina sahibinin tüm zararlarını karşılayacaktır.

  • Bir binanın inşaat kurallarına uymadan yapılan bir duvarı yıkılırsa , mimar tüm masrafları kendisine ait olmak üzere o duvarı sağlamlaştırmak zorundadır.

 Hammurabi

Babil kralı

Mö 3000