|
Ortaokul
son sınıfta Akrabamız Ali Ağabey’in bağlamasını ondan ödünç aldım.
Kısa bir sürede çalmayı öğrendim. Ali Ağabey de sağ olsun, bir iki
yıl boyunca benden bağlamayı geri istemedi. Derken bir gün
Kırşehirli Neşet Ertaş Samsun Zafer sinemasında konser verdi..
Samsun’da ortalık yıkılıyor.Herkesin dilinde “Dane dane benleri var
yüzünde”.
Bu konsere
yine akrabalarımızdan Sevinç Ağabey de gitmiş. Yıl tahminen 1969 ..
Neşet Ertaş’ı çok beğenmiş ve ona çok özenmiş. Bağlama çalmaya karar
vermiş. Ali Ağabey’den bağlamasını istemiş. Ali Ağabey de bana
bağlamayı Sevinç Ağabey’e vermemi söyledi. Çok üzüldüm ama çaresiz
gidip verdim. Ondan sonraki iki yıl bağlama çalamadım.
Sonra
üniversite yılları başladı. 68 kuşağına kıyısından biz de
takılıyoruz; haliyle ya sağcı olacağız ya da solcu. Ben de o zamanki
İTÜ’lüler gibi solcu oldum. Bir gün fakültede forum yapıyoruz. (
forumlardan genellikle yemekhane boykotu kararı çıkardı) Forum
esnasında eğlenmek için arkadaşlar bağlama getirmiş. Ben hemen
bağlamaya sarıldım tabii… Baktılar ki ben bu işi beceriyorum, önüne
gelen fakülteye bağlama getirdi. Beş altı bağlama var fakültede.
Boykotlarda çalıyoruz. Bazen birini alıp eve götürüyorum, tekrar
geri getiriyorum. Fakat mutlu değilim. Çünkü bağlamaların hiçbiri
benim ilk göz ağrım teknesi kırmızı beyaz desenli dut bağlamam gibi
değil. Günlerden bir gün bir bağlama daha geldi. Aaaaaa, baktım ki
bu bağlama Ali Ağabey’in kırmızı gövdeli beyaz dipli bağlaması ile
aynı kalitede. Hemen arkasını çevirip içerideki etikete
baktım:‘Mehmet Hamzaoğlu , fuar karşısı , Trabzon’ yazıyor. Kafama
kazındı bu isim
Aradan
yıllar geçti, Rize’de çalışıyorum. Arada Trabzon’a da gidiyorum. Her
gidişimde fuar alanının etrafını dolaşıp herkese soruyorum: “Mehmet
Hamzaoğlu saz ustası..tanıyor musunuz?” Birkaç yıl boyunca bıkmadan
usanmadan her önüme gelene sordum. Derken bir gün Ressam Saldıran
Özmen “Ooooo , o benim iyi dostumdur” dedi….
Sevinç ve
endişe ile karışık sordum:
“Peki ama
nerde olduğunu biliyormusun?”
“Görele
Çavuşlu’ya memleketine gitti ..”
Sevinçten
uçacak gibiydim... Sömestr tatili yakındı. Çok kısa bir süre sonra
ailecek Rize-Samsun yolundaydık. Arabada dört çocuk var, üç çocuk
arkada Samsun’a gitme heyecanı içindeler, dördüncü çocuk ben ise
Mehmet Hamzaoğlu’nu bulma umudu ile heyecan içindeyim.
Derken
Çavuşlu’ya geldik.. Ana yol üzerinde yavaşça seyrederek soracak
birini arıyorken küçücük bir dükkan ilişti gözüme: “Bağlamacı”
“ Şu
bağlamacıya sorayım” dedim içimden.. “Belki tanıyordur…”
“Mehmet
Hamzaoğlu benim. ” dedi orta yaşın epeyce üzerinde güleç yüzlü
adam…
Koyu bir
sohbet başladı tabii… Mehmet Usta, Agop ustanın çırağı.. Dut
ağacından tekne çıkarmanın öneminden bahsettik . Bağlamanın sapı
ardıç olmalı. Çünkü ardıç ağacının lifleri doğrusaldır ve ardıç sap
çalışmaz. Aşık Dertli de zaten söylememiş mi:
Telli
sazdır bunun adı
Ne ayet dinler , ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde?
Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan kıldın demez
Kadı gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde?
Venedik'ten gelir teli
Ardıç ağacından kolu
Be Allahın şaşkın kulu
Şeytan bunun neresinde?
İçinde mi, dışında mı
Burgusunun başında mı
Göğsünün nakışında mı
Şeytan bunun neresinde?
Dut ağacından teknesi
Girişten bağlı perdesi
Behey insanın teres'i
Şeytan bunun neresinde?
Dertli gibi sarıksızdır
Ayağı da çarıksızdır
Boynuzu yok, kuyruksuzdur
Şeytan bunun neresinde
Burgular
ceviz olmalı ki kolay akort edildin ve akort tutsun. Göğüs Ardanuç
Ladin olmalı. Tekne kelebek de olabilir ama, dut esastır. Her detayı
konuştuk Mehmet Usta ile.
Mehmet
Hamzaoğlu usta yaptığı işin bilincinde, hakkını vererek yapan,
yaptığı işin kalitesi ile övünen saygıdeğer bir insan.
Aradan kaç
yıl geçti… Ne bağlamalar gördüm. Ama bana göre Mehmet Hamzaoğlu
üzerine usta yok yok yok…
Şimdi oğlu
Metin Usta Sipariş usulü bağlama yapıp zar zor geçiniyor.
Aslında
dükkanı biraz büyütüp birkaç usta alıp seri üretime geçse belki daha
çok kazanır ama, iyi ki öyle yapmıyor… İyi ki atalarımızdan gelen
gelenek devam ediyor.
Metin
Usta’nın oğlu Torun Servet Hamzaoğlu İTÜ Konservatuarı Çalgı
İmalatı bölümünü bitirmiş.
Umarım
dededen gelen bu geleneği o devam ettirir.
Metin Hamzaoğlu
Giresun- Trabzon
karayolu üzeri Çavuşlu – Görele
Tel: +90 537 542 44 19
|